20 Ekim 2015 Salı
Vallahi çıldıracağım
Arkadaşlar ya kafayı yedim ya yicem çok az kaldı.Tam tamına 2,5 yıl oldu gerizekalı eski sevgilimden ayrılalı.Bir Allahın kulu olmaz mı hayatımda birinede ilgi duymam mı bu sürede.Yok ilgi duyamıyorum yok çocuğun hayaleti peşimi bırakmıyor.Artık böyle ölücekken umutsuzluktan çok esrarengiz ve çok imkansız denicek bir türden yollarımız kesişti bir çocukla.Çocuk dediğime bakmayın benden ortalama 6-7 yaş büyük.Baktım baya hoşlanmışım bu çocuktan ve çocuk gibi gittim instagramdan ekledim.Sağolsun kabul etti oda beni takip etti ama ses soluk yok.8-9 ay geçti böyle en son mesaj attım napıyorsun nasılsın diye muhabbet baya ilerleyip biz buluştuk bir akşam bir barda.Ertesi gün işi olmasına rağmen ısrarları üstüne oturduk gece 3 e kadar etmedik iltifat yapılmadık jest kalmayıncaya kadar herşeyi yaptı söyledi.Ve bütün gece şoktum ben kendimi aşık sanıyorken çocuk bana aşık çıktı eve döndük teşekkürler tatlı rüyalar falan dedim hadi inşallah bu hafta bitmeden bir ilişkiye başlarız biz.Ama noldu tek bir mesaj tek bir arama yok.Gitmiş face ten salak saçma bir etkinlikle bir fotoğraf beğenmiş neden peki arkadaşım demek istiyorum.Madem benimle bir cümle öten bile yoktu o gece o kadar ter döktün o kadar konuştun arkadaşları organize etmişsin falan.NEden beni biri için kendimi açmışken yine gol değil? Allahım çirkinde yaratmamışsın neden bu bahtsız yalnızlığım benim? İstemiyorum artık.İStediğim bir adamla istediğim şekilde bir ilişkim olsun.Biraz yardımcı olur musun?
8 Temmuz 2015 Çarşamba
Bu Kacıncı?
3 sene oldu o iğrenç zamanları yaşadığım.her gece gördüğüm o kabusler ne zaman biticek.gerçek hayatta ki mutluluğu geçtim bu kaçıncı kabus bu kaçıncı gece canımı tekrar yaktığın? Ne yapmış olabilirim de bu iğrençlikleri yaşattın ne yapmış olabilirim ki hafızamdan biri bile silinmedi.Yaşattığını yaşa,yaşarken hep beni an anca içim soğur anca nefretim soğur sana.
10 Haziran 2015 Çarşamba
ben seni seviyordum cidden ya baya baya seviyordum.Canımı istsesen vermezdim belki ama gel bölüşelim derdim ömrümü.gel benim olan senin olsun seninde canın sağolsun derdim.
seni benim gibi kimse sevemeyecek ve sen de beni sevdiğin gibi kimseyi sevemeyeceksin farkında mısın? farkında mısın yıkımlarının?
çok mu şeydi bir yanına sokulup mutlu olmak ,bu kadarını da mı haketmedik ,ey hayat?
seni benim gibi kimse sevemeyecek ve sen de beni sevdiğin gibi kimseyi sevemeyeceksin farkında mısın? farkında mısın yıkımlarının?
çok mu şeydi bir yanına sokulup mutlu olmak ,bu kadarını da mı haketmedik ,ey hayat?
29 Nisan 2015 Çarşamba
Geri dönüşümsüz tek hatam
Herşeyi doğru yaptığımı ve güçlü olduğumu zamanlardı bundan 3 yıl öncesi.Sabah 7'den 5'e kadar özel ders veriyor derse giriyor akşam ders çalışıyor okula gidiyordum ve bununla aşırı gurur duyuyordum.Evet çalışmak güzel şeydi ve en önemlisi benim
,ailemin maddi durumum baya iyidi.Ben sadece tüm bunları ne kadar kendimi zorlayabileceğimi görmek kendimle gurur duymak için yapıyordum.Öyle burnundan kıl aldırmaz bir tiptim ki erkeklere karşı 21 yaşında henüz kimseyle çıkmamıştım.Sonra biriyle tanıştım ve beni çok sevdi,beni öylesine çok ve güzel sevdi ki vicdanımın sesini dinledim çok sevmek acınacak bir şeymiş gibi ve dedim 'insanların sevmesine saygı göster en azından bir dene'.Denedim,ilk başlarda o kadar çok muhabbet ettik ve bir şeyler paylaştık ki bir anda en yakın arkadaşım oluverdi sonra bende sevmeye başladım ve nihayetinde aşık oldum.Ama kendimi bırakmasını bilemedim.Deli gibi evlilik hayalleri kurmaya başladı basit ama sevgi dolu bir yuva hayali vardı ama benim evleneceğim adam zengin olmasına gerek yoktu ama hırslı olmalıydı,idealleri olmalıydı,kültürlü olmalıydı ve kıyı şeridi insanı olmalıydı.Bu sebeplerle ne zaman evlenince.. diye söze girse 'çok erken,bir düşünelim,bakarız' gibi heyecan ve heves kırıcı cümleler sarf ettim.Mutlu olur muydum evlenseydik maalesef hala cevabım evet.Ama benim hayallerim vardı.Hırsından ölen ben bu ikilemleri yaşarken soru işaretleriyle boğuşurken 3 kez ciddi bir şekilde ayrılmak istediğimi söyledim farklı zamanlarda.3 ünde de o vazgeçirdi binlerce kez toplamaya çalışarak,ayrılma kelimesine bile tahammülü olmadığını söyledi ama ben resmen direndim.Hep dediği gibi biz mutluyduk ve ben neden böyle yapıyordum.Neyse sonra o erasmusa gitti maymun gözünü açtı.Ayrı şehirlere düştük ve artık o eski o değildi.Birbirimizi görmemiz mümkün olmadığından ve kendini gözümde hiç gibi hissettiğinden ben yokmuşum gibi davrandı.Benim kalbim paramparça oldu biriyle çıkınca falan onu bile anlamadı.Sonra ben her özlediğinde barışmak için döndüğünde ders almamış biri olarak bin tane nedenle yine oldurtmadım.Ve bir an geldi o andan sonra işler o kadar laçkalaştı ki ben istesemde olmazdı.Neyse ben bu tüm ikilemler ayrılık sendromları evleniyoruz mu sendromları yaşarken o hırslı ben gittim sınıf tekrarı yaşadım.Bitmedi şuan yazması çok zor geliyor ama beyin kanseri oldum.yetmedi o adamı ben çok seviyorum ve kimse yerini dolduramaz ama o adam eski adam değil istesem bile erasmustan öncesi gibi bir hayatımız olmucak.Yarın bugün gidicek evlenicek ve ben buna sadece seyirci kalıcam.O ilk başladığımız seneye dönmeyi deliler gibi isterdim.Resmi olarak ayrıldık 2 sene geçti her şarkıda gözlerim dolu dolu oluyor,o da bende düzgün bir ilişki istiyoruz hayatımızda tek fark o bunu yapabilir ama ben yapamıyorum.Beyin olayını hallettik temiz çıktı Allah'tan,okulda seneye bitiyor.Ama ben ellerimle yok ettiğim o adamı çok özlüyorum.Elinizde ki en ufak şeyin bile kıymetini bilin.Ekranı kesintisiz olarak görebiliyor musunuz şükredin.Ailenize şükredin.Sevdiğiniz insanı koşulsuz sevin.
,ailemin maddi durumum baya iyidi.Ben sadece tüm bunları ne kadar kendimi zorlayabileceğimi görmek kendimle gurur duymak için yapıyordum.Öyle burnundan kıl aldırmaz bir tiptim ki erkeklere karşı 21 yaşında henüz kimseyle çıkmamıştım.Sonra biriyle tanıştım ve beni çok sevdi,beni öylesine çok ve güzel sevdi ki vicdanımın sesini dinledim çok sevmek acınacak bir şeymiş gibi ve dedim 'insanların sevmesine saygı göster en azından bir dene'.Denedim,ilk başlarda o kadar çok muhabbet ettik ve bir şeyler paylaştık ki bir anda en yakın arkadaşım oluverdi sonra bende sevmeye başladım ve nihayetinde aşık oldum.Ama kendimi bırakmasını bilemedim.Deli gibi evlilik hayalleri kurmaya başladı basit ama sevgi dolu bir yuva hayali vardı ama benim evleneceğim adam zengin olmasına gerek yoktu ama hırslı olmalıydı,idealleri olmalıydı,kültürlü olmalıydı ve kıyı şeridi insanı olmalıydı.Bu sebeplerle ne zaman evlenince.. diye söze girse 'çok erken,bir düşünelim,bakarız' gibi heyecan ve heves kırıcı cümleler sarf ettim.Mutlu olur muydum evlenseydik maalesef hala cevabım evet.Ama benim hayallerim vardı.Hırsından ölen ben bu ikilemleri yaşarken soru işaretleriyle boğuşurken 3 kez ciddi bir şekilde ayrılmak istediğimi söyledim farklı zamanlarda.3 ünde de o vazgeçirdi binlerce kez toplamaya çalışarak,ayrılma kelimesine bile tahammülü olmadığını söyledi ama ben resmen direndim.Hep dediği gibi biz mutluyduk ve ben neden böyle yapıyordum.Neyse sonra o erasmusa gitti maymun gözünü açtı.Ayrı şehirlere düştük ve artık o eski o değildi.Birbirimizi görmemiz mümkün olmadığından ve kendini gözümde hiç gibi hissettiğinden ben yokmuşum gibi davrandı.Benim kalbim paramparça oldu biriyle çıkınca falan onu bile anlamadı.Sonra ben her özlediğinde barışmak için döndüğünde ders almamış biri olarak bin tane nedenle yine oldurtmadım.Ve bir an geldi o andan sonra işler o kadar laçkalaştı ki ben istesemde olmazdı.Neyse ben bu tüm ikilemler ayrılık sendromları evleniyoruz mu sendromları yaşarken o hırslı ben gittim sınıf tekrarı yaşadım.Bitmedi şuan yazması çok zor geliyor ama beyin kanseri oldum.yetmedi o adamı ben çok seviyorum ve kimse yerini dolduramaz ama o adam eski adam değil istesem bile erasmustan öncesi gibi bir hayatımız olmucak.Yarın bugün gidicek evlenicek ve ben buna sadece seyirci kalıcam.O ilk başladığımız seneye dönmeyi deliler gibi isterdim.Resmi olarak ayrıldık 2 sene geçti her şarkıda gözlerim dolu dolu oluyor,o da bende düzgün bir ilişki istiyoruz hayatımızda tek fark o bunu yapabilir ama ben yapamıyorum.Beyin olayını hallettik temiz çıktı Allah'tan,okulda seneye bitiyor.Ama ben ellerimle yok ettiğim o adamı çok özlüyorum.Elinizde ki en ufak şeyin bile kıymetini bilin.Ekranı kesintisiz olarak görebiliyor musunuz şükredin.Ailenize şükredin.Sevdiğiniz insanı koşulsuz sevin.
5 Mart 2015 Perşembe
Hayat insanı geri dönüşümsüz olarak değiştirir ve dönüştürür
Tek hayali mutlu olmak olan bir kişi için bu kadar sorumluluk fazla değil mi?
Tutkuyla bağlanmama gerek yok bıkmayacağım bir işim olsun,yakışıklı zengin vs olmasına gerek yok alıp elimize kahvelerimizi sabaha kadar muhabbet edip gülüp eğlenebileceğim tutkuyla sevişebileceğim bir eşim olsun,fiziken ve beynen sağlığım yerinde olsun.Hayattan beklentilerin bu.Tek bir fazlalık bile değil tam olarak bu.
Bu kadarlık bir hayat için yaşadıklarım çok fazla değil mi? dicem size ama şikayet etmek yapıma ters.Sadece merak ediyorum bu kadar basit bir hayat kurgularken bu beklenmedik senaryolar nerden çıktı? Ne yapmış olabilirim ki bunları yaşadım.
Hayatının aşkını bulacağına inandığından tek ilişki yaşamamış,yaşadığı ilk ilişkide evlilik sözlerine mağdur kalmış e zaten hayatımın aşkını bulduğuma inanmıyor muydum diyip evliliği kabul etmiş kendi kendine çeyiz hazırlıklarına başlamış eski özgür kız hakediyor muydu bu aldatmaları.
2 senesini ağlayıp ilişkinin yasını tutmuş ben travmadan travma yaşatmış eski saygıdeğer erkek arkadaşımı tam unutmuşken benim o bunalımlarımın aynını yaşıyarak bana geri dönmesi evlenme teklif etmesi peki?
Hayatta en önem verdiğim şey kariyerimken tüm bu bunalımların içinde sınıf tekrarı yaşayıp birde buna üzülmem,yiğitliğe bok sürdürtmeyip 4 sene sınıf tekrarı yapma-mış gibi davranmam.
herşeyi düzene koyucam diyip durumumuz gayet iyiyken ve henüz okuyorken bir işe başlamam.Kendimi burada eğitip hayatımı şekillendiriyorum işte diyip mutlu olurken tam bir gece bayılmam.
Hayatında ilk defa bayılmış ben ilk bayılmamın sebebi de beyin tümörü olabilir mi ya?
Hadi bunu anladım o beyin tümörü sağ görme merkezime yapışık çıkıp 1 hafta içinde ameliyata alınabilir mi?
1 haftada insanın hayatı ne kadar değişebilir? 1 insanın hayatı bir anda ne kadar değişebilir?
Kocaman bir aileden gelen ben.Çok zaman oldu arkadaşsız kaldım,yalnız kaldım ama bir an bile yalnız hissetmedim kendimi.Kalabalıklar içinde yalnızım lafı var ya bende hep tersine çalıştı.Vucüduna tek dikiş atılmamış birinin kafatasını lego gibi açcaklarını düşünün.Tümörün iyi huylu kötü huylu olma ihtimalini,saçları beline kadar uzun bir kızın o güzelim saçlarını 0'a vurmasını geçtim.
O ameliyat elbisesi varya giydiriyorlar böyle sesin çıkmıyor kurbanlık koyun gibi helalleşip sedyeye yatıyorsun.Gözlerini ölümüne kapatıyorsun ölmemek için.Sonra o spot ışıkların altında az sonra kafanda inşaat gerçekleştirecek doktorlarla sohbet ediyorsun.Bu arada bu ana kadar tek göz yaşı dökmüyorsun bu neden bilmiyorum can korkusuyla savunma mekanizması sanırım.
Hoop uyanıyorsun ki sağ göz görmüyor.Açılcak diyorlar açılmıyor.İnsanlara söylesen insanlar nankör hep sana acıyarak bakçaklar kendine yediremiyorsun.Bir ailen biliyor her bir bokunu anlayan ailen evet seni anlıyoruz diyor ama bir boktan anladıkları yok.Sağdan araba çarpsa ölcen yine göremiyorsun.Dur elimi kapatayım nasıl oluyormuş anlarım gibi bir şey değil.
Ya ben bir hafta öncesine kadar grip bile olmayan domuz gibi bir kızdım göz gitti durduk yere diye düşünüp duruyorsun sadece.Sonra şükür ediyorsun ikiside görmeyebilirdi.Daha kötüsü doğuştan görme engelli olup renkleri bile bilmeyebilirdin.Yine de şükürler olsun diyorsun.
Ha bu arada hala okul devam ediyor.Heyet raporu falan zamanda işlemediği için senin yaş gidiyor okul birde ameliyattan uzamasa bari diye birde onu takıyorsun.
Hayatta güzel şeylerde olmuyor değil tabii.Mesela o haysiyetli eski erkek arkadaşının it gibi gelmesi,hasta halinle bile sınavlara girip derslerin çoğunu vermek , iyi ve ahlaklı olarak bu yaşa gelmek en öenmlisi 3 ayın sonunda gözlerin tamamen açılması.
Sonra bu olayıda iyi düşünmek istediğin için Allah sevdiği kulunun eşşeğini önce kaybettirir sonra buldurur diye düşünmek.
Aslında insanın ne kadar yalnız ,kalabalık,aciz ve güçlü olduğunu görmek, yaşamak.Hayatın tüm tezatlıkları mükemmel bir uyumla içinde barındırdığı gerçek resmi görebilme hakkını verdiği için en sonunda Allah'a şükretmek.
Hayat beni geri dönüşümsüz olarak değiştirdi,dönüştürdü.Bunları yaşıcak ne yaptım bilmiyorum ama bence iyi birşeyler yaptım ki bugün hayattayım,görüyorum ve en önemlisi size yazıyorum.
Ama hala mezun olmadım.
Başınıza gelen her iyi şeyde sonsuz sevinmenizi engellicek kadar olumsuz bir yan,her olumsuz şeyde eğlenebilcek kadar iyi bir yan bulursanız işi çözmüşsünüz demektir.
Tutkuyla bağlanmama gerek yok bıkmayacağım bir işim olsun,yakışıklı zengin vs olmasına gerek yok alıp elimize kahvelerimizi sabaha kadar muhabbet edip gülüp eğlenebileceğim tutkuyla sevişebileceğim bir eşim olsun,fiziken ve beynen sağlığım yerinde olsun.Hayattan beklentilerin bu.Tek bir fazlalık bile değil tam olarak bu.
Bu kadarlık bir hayat için yaşadıklarım çok fazla değil mi? dicem size ama şikayet etmek yapıma ters.Sadece merak ediyorum bu kadar basit bir hayat kurgularken bu beklenmedik senaryolar nerden çıktı? Ne yapmış olabilirim ki bunları yaşadım.
Hayatının aşkını bulacağına inandığından tek ilişki yaşamamış,yaşadığı ilk ilişkide evlilik sözlerine mağdur kalmış e zaten hayatımın aşkını bulduğuma inanmıyor muydum diyip evliliği kabul etmiş kendi kendine çeyiz hazırlıklarına başlamış eski özgür kız hakediyor muydu bu aldatmaları.
2 senesini ağlayıp ilişkinin yasını tutmuş ben travmadan travma yaşatmış eski saygıdeğer erkek arkadaşımı tam unutmuşken benim o bunalımlarımın aynını yaşıyarak bana geri dönmesi evlenme teklif etmesi peki?
Hayatta en önem verdiğim şey kariyerimken tüm bu bunalımların içinde sınıf tekrarı yaşayıp birde buna üzülmem,yiğitliğe bok sürdürtmeyip 4 sene sınıf tekrarı yapma-mış gibi davranmam.
herşeyi düzene koyucam diyip durumumuz gayet iyiyken ve henüz okuyorken bir işe başlamam.Kendimi burada eğitip hayatımı şekillendiriyorum işte diyip mutlu olurken tam bir gece bayılmam.
Hayatında ilk defa bayılmış ben ilk bayılmamın sebebi de beyin tümörü olabilir mi ya?
Hadi bunu anladım o beyin tümörü sağ görme merkezime yapışık çıkıp 1 hafta içinde ameliyata alınabilir mi?
1 haftada insanın hayatı ne kadar değişebilir? 1 insanın hayatı bir anda ne kadar değişebilir?
Kocaman bir aileden gelen ben.Çok zaman oldu arkadaşsız kaldım,yalnız kaldım ama bir an bile yalnız hissetmedim kendimi.Kalabalıklar içinde yalnızım lafı var ya bende hep tersine çalıştı.Vucüduna tek dikiş atılmamış birinin kafatasını lego gibi açcaklarını düşünün.Tümörün iyi huylu kötü huylu olma ihtimalini,saçları beline kadar uzun bir kızın o güzelim saçlarını 0'a vurmasını geçtim.
O ameliyat elbisesi varya giydiriyorlar böyle sesin çıkmıyor kurbanlık koyun gibi helalleşip sedyeye yatıyorsun.Gözlerini ölümüne kapatıyorsun ölmemek için.Sonra o spot ışıkların altında az sonra kafanda inşaat gerçekleştirecek doktorlarla sohbet ediyorsun.Bu arada bu ana kadar tek göz yaşı dökmüyorsun bu neden bilmiyorum can korkusuyla savunma mekanizması sanırım.
Hoop uyanıyorsun ki sağ göz görmüyor.Açılcak diyorlar açılmıyor.İnsanlara söylesen insanlar nankör hep sana acıyarak bakçaklar kendine yediremiyorsun.Bir ailen biliyor her bir bokunu anlayan ailen evet seni anlıyoruz diyor ama bir boktan anladıkları yok.Sağdan araba çarpsa ölcen yine göremiyorsun.Dur elimi kapatayım nasıl oluyormuş anlarım gibi bir şey değil.
Ya ben bir hafta öncesine kadar grip bile olmayan domuz gibi bir kızdım göz gitti durduk yere diye düşünüp duruyorsun sadece.Sonra şükür ediyorsun ikiside görmeyebilirdi.Daha kötüsü doğuştan görme engelli olup renkleri bile bilmeyebilirdin.Yine de şükürler olsun diyorsun.
Ha bu arada hala okul devam ediyor.Heyet raporu falan zamanda işlemediği için senin yaş gidiyor okul birde ameliyattan uzamasa bari diye birde onu takıyorsun.
Hayatta güzel şeylerde olmuyor değil tabii.Mesela o haysiyetli eski erkek arkadaşının it gibi gelmesi,hasta halinle bile sınavlara girip derslerin çoğunu vermek , iyi ve ahlaklı olarak bu yaşa gelmek en öenmlisi 3 ayın sonunda gözlerin tamamen açılması.
Sonra bu olayıda iyi düşünmek istediğin için Allah sevdiği kulunun eşşeğini önce kaybettirir sonra buldurur diye düşünmek.
Aslında insanın ne kadar yalnız ,kalabalık,aciz ve güçlü olduğunu görmek, yaşamak.Hayatın tüm tezatlıkları mükemmel bir uyumla içinde barındırdığı gerçek resmi görebilme hakkını verdiği için en sonunda Allah'a şükretmek.
Hayat beni geri dönüşümsüz olarak değiştirdi,dönüştürdü.Bunları yaşıcak ne yaptım bilmiyorum ama bence iyi birşeyler yaptım ki bugün hayattayım,görüyorum ve en önemlisi size yazıyorum.
Ama hala mezun olmadım.
Başınıza gelen her iyi şeyde sonsuz sevinmenizi engellicek kadar olumsuz bir yan,her olumsuz şeyde eğlenebilcek kadar iyi bir yan bulursanız işi çözmüşsünüz demektir.
6 Şubat 2015 Cuma
..
Gecenin bu vakti ve en son lise sonda dinlediğim 'bana seni unutturacak bir yer yok bu dünyada' tınılarıyla göksel odamda.
Eğer bende birazcık daha dayanma gücü olsaydı veyahut sende kötü anılarımızın üstesinden gelebilcek güç olsaydı belki burnumu sızlatan o kokunu boynundan koklaya koklaya öperdim,sarılırdım sana.Belki tüm geleceğe dair kurduğumuz hayaller gerçek olurdu.Belki açtığım tüm kapılar sana olurdu ve ben hep eve koşa koşa gelirdim.Belki sen de papatyam diye bana sarılırdın o sıcacık teninle ısıtırdın beni.Belki ben güzel bir gelecek içine seni yakıştıramayıp bir büyük burunluluk etmezdim veya sen benden umudu kesip bütün umutlarımızı yerle bir etmezdin de biz çok mutlu olurduk.
Belki ben en son o yumuşacık sesinle bana iyisin dimi sesini duymasaydım,saçlarımı koklamasaydın yada seni daha çabuk unuturdum ve sensiz bir hayat kılabilirdim.Oysa ki sen benden hiç gitmedin her güzel anımda yanımda sen varsın ,başıma gelen her güzel şeyi sana mutlaka anlatıyorum hayallerimde.Başıma küçücük üzücü bir olay gelse mutlaka elim bir defa telefona gidiyor.
En kötüsü de ne biliyor musun?Sen orada öylece duruyorsun adım gibi eminim sende böyle seviyorsun, ben seni delice özlüyorum ama biz değiliz.En kötüsü biz yarım kaldık.Yarıda kaldık.Ben seninle hayallerimdeki gibi dans edemedim daha.Kayak tatiline gidecektik,gidemedik.Daha doyasıya öpemedim seni,benim henüz sarhoş ve saçmalayan halimi görmedin,bana hiç yemek yapmadın,gözümü hiç sana açmadım ve sende bana.Daha bir sürü planımız varken hepsi yarım kaldı.Biz yarım kaldık.Ben yarım kaldım..
Bu imkansız sevgiyi hakedicek kadar ne yapmış olabilirim?
Eğer bende birazcık daha dayanma gücü olsaydı veyahut sende kötü anılarımızın üstesinden gelebilcek güç olsaydı belki burnumu sızlatan o kokunu boynundan koklaya koklaya öperdim,sarılırdım sana.Belki tüm geleceğe dair kurduğumuz hayaller gerçek olurdu.Belki açtığım tüm kapılar sana olurdu ve ben hep eve koşa koşa gelirdim.Belki sen de papatyam diye bana sarılırdın o sıcacık teninle ısıtırdın beni.Belki ben güzel bir gelecek içine seni yakıştıramayıp bir büyük burunluluk etmezdim veya sen benden umudu kesip bütün umutlarımızı yerle bir etmezdin de biz çok mutlu olurduk.
Belki ben en son o yumuşacık sesinle bana iyisin dimi sesini duymasaydım,saçlarımı koklamasaydın yada seni daha çabuk unuturdum ve sensiz bir hayat kılabilirdim.Oysa ki sen benden hiç gitmedin her güzel anımda yanımda sen varsın ,başıma gelen her güzel şeyi sana mutlaka anlatıyorum hayallerimde.Başıma küçücük üzücü bir olay gelse mutlaka elim bir defa telefona gidiyor.
En kötüsü de ne biliyor musun?Sen orada öylece duruyorsun adım gibi eminim sende böyle seviyorsun, ben seni delice özlüyorum ama biz değiliz.En kötüsü biz yarım kaldık.Yarıda kaldık.Ben seninle hayallerimdeki gibi dans edemedim daha.Kayak tatiline gidecektik,gidemedik.Daha doyasıya öpemedim seni,benim henüz sarhoş ve saçmalayan halimi görmedin,bana hiç yemek yapmadın,gözümü hiç sana açmadım ve sende bana.Daha bir sürü planımız varken hepsi yarım kaldı.Biz yarım kaldık.Ben yarım kaldım..
Bu imkansız sevgiyi hakedicek kadar ne yapmış olabilirim?
1 Şubat 2015 Pazar
Yarım..
Bir eşi olsun istiyor insan.Tam sevgili gibi değil ama tam arkadaş gibi de değil.Her şeyini anlatabileceği hep eğlenebileceği her şeyini dinlemekten zevk alacağı.O olsun,onunla da bunu yapabilelim diyebileceği.O olmadan olan ama onunla tam olan bir eşi.En yakın arkadaşından daha arkadaş.Trip atmaya kıyamayacağı ne olursa olsun ne yapmış olursa olsun arkasında dimdik durabileceği biri.Bazen çok yalnız hissediyor insan kendini.Biri dese ki üzülme ben varım burada, biri dese ben seni hiç bırakmam hiçbir şey yıkamayacak seni tüm dünya karşında dursa, o gücü bulabileceksin kendinde.Olay kadın erkek ilişkisi olmasın olay sen ne dedin ben ne dedim de olmasın sadece mutluluk olsun.Bazen bunu kaçırdığını hissediyorsun artık.Bazen yine inançla doluyorsun ama her zaman inancını yıkacak birileri mutlaka çıkıyor, bu kötü.Canım çok yanıyor böyle anlarda o şanslı insanlardan olmadığımı düşünüyorum.
Sırf o var diye mutlu olabilmek istiyorum bilmiyorum çok mu şey istiyorum?
23 Ocak 2015 Cuma
Yarı'mız
Sırf o var diye mutlu olabilmek istiyorum bilmiyorum çok mu şey istiyorum?
19 Ocak 2015 Pazartesi
Denge
Benim dinim islam evet ama kalıbımı basarım sizin yaşadığınız müslümanlıkla aynı müslümanlığı yaşamıyorum.Din bireyi düzenler kısıtlamaz.Herkesin dininin kişiye özel olduğunu düşünüyorum.Ortak bir paydadan kendi yolumuzda ilerliyoruz;bir aile gibi.
Durduk yere yazmadık tabii ki.Az önce muhteşem bir ilahi adalete şahit oldum tüyler diken diken.
10 Ocak 2015 Cumartesi
İlk onu kaybettim,sonra kendimi
Hissizleşmek ne fena.Zamanında onsuz olursam ölürüm herhalde dediğin adam,cidden onsuz olamayacağını anlayıp kendinden vazgeçtiğin anlar ve şimdi totalde koca bir hiç.Böyle resmine bakıyorsun eskilerden birkaç güzel anı çağrıştıran o sevimli suratı takınmış yine ama içini eritmiyor eskisi gibi.Diyorsun iyi hoş çocuktu ama değer miydi bu kadar şeye eşsiz benzersiz miydi de onca şeye katlandın.Her gece istisnasız dua ettin Allah'a ya unuttur ya bizi yine birlikte mutlu et diye.Ne bekliyordun Allah'tan da.O kadar yaşanan çirkin olaydan sonra nasıl mutlu edebilirdi bizi.Tabii ki de unutacaktım.Bir gün düşünmüştüm de sonra kendisine de demiştim sen benim ailemsin.Ailemi nasıl koşulsuz şartsız canım gibi seviyor,sahipleniyor nasıl vazgeçemiyorsam sen o'sun diye.Ne ara bu kadar hissizleştim peki o adama karşı.Nasıl bekledim usanmadan 2 yıl boyunca ilk ayrılan çift bizmişiz gibi.2 yıl boyunca beni bekle diyip beni umursamayan o adama inanıcaktım tabii.Bu alt yapıyı ben oluşturmadım.İnandırdı,inandım.O masum suratını yüzüme sevimli sevimli dikince aşık oldum,bağlandım.Sonra o masumiyetini kaybetti,bende onu..
3 Ocak 2015 Cumartesi
Ne yapmış olabilirim?
O zamanlar 9 milyon olan bir şehrin içinden annemle babam birbirini buluyor,aşık oluyor,herşeyi aşıp evleniyorlar bu bile büyük şansken bin tane olasılığın içinden pat ben oluyorum.20li yaşlarımın başlarında olmamdan sanırım her şeyi erteleyebileceğim bir zamanım varmış gibi pervasızca yıllarımı kullanabilceğimi sanırken pat diye kendime geldim.
Bu benim tam 3.blogum.İstiyorum ki istediğim gibi yazabileceğim ,tüm metalardan uzak sadece benim kafamdan geçenlere ortak olacağınız adeta bir günlüğüm olsun.Hep mi deşifre olur bir insan.
Size bir şey vaat etmiyorum.Burası benim alanım.İçimden geleni,içimden geldiği gibi aktarmak istiyorum.
Benim olayım bir kahvelik.Bir kahve içiminde konuşulabilecek kadar derin,samimi ve koşuşturmacalı bir hayatım var.
Yani diyorum ki bu kadar keyifli ve basit yaşarken şu hayatı.Ne yapmış olabilirim??
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




.jpg)